Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/4923 K.2025/3287
1. Hukuk Dairesi 2024/4923 E. , 2025/3287 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1016 E., 2024/902 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. TAVZİH TALEBİ
1.Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların murisi ...'in babası...'ın maliki olduğu, Kocaeli ili, Kandıra ilçesi, ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 101 ada 315 parsel, 106 ada 79 parsel 107 ada 14 parsel 115 ada 15 ve 28 parsel, 117 ada 233 ve 246 parsel, 118 ada 196 parsel, 119 ada 16 ve 23 parsel, 126 ada 59 parsel, 127 ada 61 parsel sayılı taşınmazların tapulama sırasında mirasbırakanın tüm mirasçıları adına kaydedilmesi gerekirken yalnızca mirasçılardan davalı ... adına tescil edildiğini belirterek kadastro tespitinin iptali ile dava konusu taşınmazların davacılar adına tesciline karar verilmesini talep ederek dava açmıştır.
2.Davacılar vekili tavzih talepli dilekçesinde; dava dilekçesinde belirtildiği şekli ile çekişmeli 101 ada, 315 parsel, 106 ada 79 parsel, 107 ada 14 parsel, 115 ada 15 ve 28 parsel, 117 ada 233 ve 246 parsel, 118 ada 196 parsel, 119 ada 16 ve 23 parsel, 126 ada 59 parsel ve 127 ada 61 parsel sayılı taşınmazlardaki davalı ... lehine oluşan tapu kayıtlarının iptali ile hisseleri oranında davacılar adına tescil talebinde bulunduklarını; ne var ki karar yerinde davalının kimlik bilgilerinin yanlış belirtildiği ve davacılardan bir bölümünün payları yönünden hüküm kurulmadığını belirterek tavzih talebinde bulunmuştur.
II. CEVAP
Davalı, yargılamanın 15.04.2019 tarihli 2. celsesinde davayı kabul ettiğini beyan etmiş; davacının tavzih talebine ise cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 18.11.2024 tarihli kararıyla; davacının tavzih talebinin taraflara tanınan hak ve borçların değiştirilmesi mahiyetine geleceği, iddia edilen hatanın kanun yolu aşamalarında düzeltilmesinin mümkün olduğu gerekçesiyle tavzih talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin gerekçesi benimsenmek suretiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; Yerel Mahkemenin 20.02.2020 tarihli duruşmada vermiş olduğu kısa kararda yapılan hatayı fark ettiklerinde 20.02.2020 tarihli tavzih dilekçesini sunarak davacılardan ..., ... ve ...’ın adlarının kısa kararda yer almadığı ve yine davalı tapu maliki ... yerine ...adının davalı olarak kısa karara yazıldığını belirterek kararın tapuda uygulanmasının olanaksız hale geldiği iddiasıyla hükmün tavzihini ve dava dilekçesinde yer alan taleplerine uygun olarak yeniden hüküm kurulmasına karar verilmesini talep ettiklerini, Yerel Mahkemenin talepleri doğrultusunda tashih şerhi hazırlandığını; ancak tashih şerhinde bu kez davacılardan ...’in isminin yer almadığının görüldüğünü, bunun üzerine yeniden tavzih talebinin iletildiğini; ne var ki Yerel Mahkemece tavzih taleplerinin reddine karar verildiğini, 15.04.2019 tarihli ilk duruşmada davalı ... tarafından kabul edilen davanın Yerel Mahkeme tarafından verilen usul ve yasaya aykırı kararlarla uzadığını, bu durumun davacıların haklarına ulaşmalarını geciktirdiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, hükmün tavzihi istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.06.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.