Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/1812 K.2025/3288

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/1812 📋 K. 2025/3288 📅 25.06.2025

1. Hukuk Dairesi         2025/1812 E.  ,  2025/3288 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/104 E., 2025/38 K.
Taraflar arasındaki, kadastro sırasında tespit harici bırakılan taşınmazın davacı adına tapuya tescili isteğiyle açılıp yargılama sırasında dava konusu taşınmazların tapuya kaydedilmesi üzerine tapu iptali ve tescili davası niteliğine bürünen davanın; bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı ...; Elazığ ili, Merkez ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan ve 1968 tarihli kadastro çalışması sırasında tespit harici bırakılan, dava dilekçesi ekindeki krokide (G) harfi ile gösterilen 14.820 metrekare yüz ölçümlü taşınmazın imar-ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak adına tescilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili; dava konusu taşınmazın bulunduğu köyde kadastro tespit çalışmalarının uzun yıllar önce yapılıp tamamlandığını ve tespitin kesinleştiğini, dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarruf altında bulunan yerlerden olduğunu, tespite herhangi bir itiraz yapılmadığını belirterek davanın reddini savunmuş; dava konusu taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Elazığ 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 27.09.2013 tarihli ve 2008/97 Esas, 2013/624 Karar sayılı kararıyla, dava konusu yerin terekeye tabi bir taşınmaz olduğu, böyle bir durumda diğer mirasçıların davaya muvafakatlarının sağlanması halinde dahi dava konusu yerin zilyetlikten tesciline karar verme olanağının bulunmadığı, davacının babasının zilyetliğine dayalı olarak açtığı tescil davasında taksim olgusunu iddia ve ispat etmeksizin kendi adına tescil isteyemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 27.05.2014 tarihli ve 2014/2599 Esas, 2014/5825 Karar sayılı kararıyla; davacının miras yoluyla gelen hakka değil müstakil zilyetliğe dayandığı, ancak Mahkeme tarafından yapılan incelemenin yeterli olmadığı, taşınmazın hangi nedenle tescil harici bırakıldığı ve kadastro çalışmalarından sonra kim tarafından ne şekilde hangi tarihte imar-ihya edildiğinin araştırılmadığı belirtilerek mahallinde yeniden keşif yapılıp zilyetlik koşullarının oluşup oluşmadığının, taşınmazın davacıya miras yoluyla kalıp kalmadığının ve miras yoluyla kalmış ise taksim edilip edilmediğinin açıklığa kavuşturulması, çekişmeli taşınmazın tapu kaydının bulunup bulunmadığı sorularak anılan eksikliklerin giderilmesi gereğine değinilmek suretiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Elazığ 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 24.10.2017 tarihli ve 2014/519 Esas, 2017/404 Karar sayılı kararıyla, iddianın ispat edildiği, davacı yararına zilyetlikle mülk edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 18.04.2017 tarihli rapor krokisinde (G) harfi ile gösterilen 14.820 metrekarelik taşınmazın davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 26.10.2020 tarihli ve 2018/703 Esas, 2020/4721 Karar sayılı kararıyla; “Karar tarihinden önce 30.03.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6360 sayılı Kanun gereğince taraf teşkilinin sağlanması, taşınmazın imar planı kapsamında olup olmadığının araştırılması, 3402 sayılı Kanun'un 14 ve 17. maddesinde öngörülen koşulların davacı yararına gerçekleşip gerçekleşmediğinin belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gereğine değinilmiş, kabule göre de; TMK'nın 713/1. maddesine dayalı olarak açılan tescil davalarında Hazine ve ilgili kamu tüzel kişilikleri yasal hasım konumunda olduklarından yargılama giderleri, harç ve vekalet ücretiyle sorumlu tutulamayacaklarının göz önünde bulundurulması” belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
D. Mahkemesince İkinci Bozma İlamına Uyularak Verilen Karar
Elazığ 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 13.01.2022 tarihli ve 2021/162 Esas, 2022/22 Karar sayılı kararıyla; toplanan delillere göre davacı yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz iktisabına ilişkin şartların gerçekleştiği, iddianın ispat edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 18.04.2017 havale tarihli fen bilirkişisi raporunda ekli krokide (G) harfi ile gösterilen 14.820 metrekarelik taşınmazın davacı adına tesciline karar verilmiştir.
E. Üçüncü Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davalı Hazine vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
2. Dairenin 10.10.2023 tarih, 2022/4202 Esas, 2023/5360 Karar sayılı kararıyla;'' Davalı Hazine vekilinin işin esasına yönelik temyiz itirazlarının yerinde olmadığı; ancak hükme esas alınan 18.04.2017 tarihli teknik bilirkişi raporunun koordinat içermediği, bu durumda hükmün infaz kabiliyetinin bulunmadığı'' belirtilmek suretiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
F. Mahkemesince Üçüncü Bozma İlamına Uyularak Verilen Karar
Elazığ 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 11.02.2025 tarihli ve 2024/104 Esas, 2025/38 Karar sayılı kararıyla; toplanan delillere göre davacı yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz iktisabına ilişkin şartların gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne, Elazığ ili, Merkez ilçesi, ... köyü 126 ada 15, 17, 18 ve 19 parsel sayılı taşınmaz sınırları içerisinde bulunan ve hükme esas teknik bilirkişi raporunda (G) harfi ile gösterilen 14.820 metrekarelik kısmın davacı adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, bilirkişi raporları arasında taşınmazın niteliği hususunda çelişki bulunduğunu, davacı yararına zilyetlikle kazanım koşullarının oluşmamasına rağmen davanın kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro sırasında tespit harici bırakılan taşınmazın davacı adına tapuya tescil isteğine ilişkin olup, yargılama sırasında dava konusu taşınmazların tapuya kaydedilmesi üzerine tapu iptali-tescil niteliğine bürünmüştür.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı Hazine vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ne var ki, dosya arasına getirtilen belgelere göre çekişmeli taşınmazın bulunduğu alanın idari yoldan davalı Hazine adına tescil edilen 126 ada 15, 17, 18 ve 19 parsel sayılı taşınmazlara dahil edildiği anlaşılmakta olup sözü edilen taşınmazların tapuya tescil edilmesi nedeniyle eldeki davanın tapu iptali-tescil davasına dönüştüğünün kabulü zorunludur.
Davanın belirlenen bu niteliğine rağmen Mahkemece, bahsi geçen parsellerin oluşumuna esas bilgi ve belgeler getirtilmemiş, karar tarihinden evvel tapuya tescil edilen taşınmazların haritası ile fen raporu çakıştırılmak sureti ile iddiaya konu taşınmaz bölümlerinin, hakkında tapu kaydı oluşturulan ve yukarıda zikredilen taşınmazların hangi kısmında kaldığı belirlenmemiş, çekişmeli taşınmaz bölümlerinin karar tarihinden evvel tapulu hale geldiği ve davanın tapu iptali ve tescil davasına dönüştüğü gözetilmeksizin tapu iptali-tescil kararı yerine sadece tescil kararı verilmesi de isabetli olmamıştır.
Hâl böyle olunca; Mahkemece öncelikle 126 ada 15, 17, 18 ve 19 parsel sayılı taşınmazların oluşumuna esas tüm bilgi ve belgeler (tescil bildirimi, krokisi, ihdasından itibaren tedavüllü tapu kayıtları vs.) dosyaya getirtildikten sonra mahallinde fen bilirkişisi eşliğinde keşif yapılmalı, sözü edilen taşınmazlara ait kroki ile fen bilirkişi raporu çakıştırılmak suretiyle davacının iddiasına konu taşınmaz bölümlerinin bahsedilen taşınmazların hangi kısmında kaldığı belirlenerek fen bilirkişisinden rapor alınmalı ve sonucuna göre tapu iptali-tescil yönünde hüküm kurulmalıdır.
Mahkemece bu hususlar göz ardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Hazine vekilinin değinilen yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (HUMK) 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Temyiz eden davalı Hazine harçtan muaf bulunduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
25.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.