Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/3277 K.2025/3241
1. Hukuk Dairesi 2024/3277 E. , 2025/3241 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1149 E., 2024/1272 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar; muris babaları ...'in dava konusu 165 ada 2, 45 ve 48; 173 ada 10, 11 ve 12; 178 ada 20 parsel sayılı taşınmazlarını oğullarına devrettiğini, temliklerin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu, murisin geride sadece iki parça taşınmazı kaldığını ileri sürerek tapu kaydının iptali ile miras payları oranında adlarına tesciline, olmadığı takdirde tenkise karar verilmesini istemişler, bilahare davacılardan ... davadan feragat ettiğini bildirmiştir.
II. CEVAP
Davalı ...; davacı tarafın temlikten haberdar olduğunu, babaları ...'in üzerinde görünen yerin kendisinin ve eşinin ölümünden sonra kız çocukların razı edilerek maddi olarak haklarının verilmesini vasiyet ettiğini, bu hususun davacılar da dahil bilindiğini, kız kardeşlerini razı etmek için çok defa bir araya geldiklerini, ancak ödeyebileceklerinden fazlasını istedikleri için anlaşamadıklarını, dava dışı kardeşleri ...'nin razı olduğunu, mal kaçırma ya da davacıların haklarını inkar etme amacında olmadıklarını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... (süresinden sonra verdiği cevap dilekçesinde); dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğ edilmediğini, davanın zamanaşımına uğradığını, davacıların iddialarının gerçek dışı olduğunu, söz konusu işlemin yapılmasını davacıların, ileride kardeşleri arasında ihtilaf çıkmaması için babalarından talep ettiklerini, murisin mal kaçırma amacı bulunmadığını, temlikin gerçek satış işlemi olduğunu, davacıların muris babalarından, terekede bulunan 1786 ada 4 ve 12 parsel sayılı taşınmazları kendi üzerinde bırakıp diğer dava konusu olan taşınmazların davalılar arasında taksiminin yapılarak tapularının verilmesini, uzun yıllardır babalarına ve annelerine davalıların bakmasının yanı sıra ileriki yıllarda da bakım ve gözetimini yapmaları şartıyla istediklerini, satış için ödeme de yaptıklarını, bedelin hem hizmet ve emek, hem de belli bir miktar para olması konusunda anlaştıklarını, babaları ve annelerinin bakım ve ihtiyaçları ile ilgilendiklerini, diğer davalılar ile dava konusu taşınmazları işleyip onardıklarını, değerlenmesine katkı sağladıklarını, taşınmaz üzerindeki evleri kendilerinin yaptığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalı; savunma getirmemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davadan feragat eden davacı ... yönünden dosyanın eldeki davadan tefriki ile yeni bir esasa kaydedilmesine karar verilmiş, davacı ... yönünden eldeki davada yargılamaya devam edilmek suretiyle yapılan yargılama sonunda, muris ...'in mallarının neredeyse tamamını oğullarına devrettiği, mal kaçırma kastıyla hareket ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne hükmedilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ... ve ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca, davalıların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalılar ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, hatalı olarak dava konusu taşınmazların tümünün 1/6'sının tapusunun iptaline karar verildiğini, taşınmazlar üzerinde bulunan ve davalıların yaptırdığı, murisle hiç bir alakası olmayan evlere ilişkin de hüküm kurulduğunu, davacının dava dilekçesinde böyle bir talebi de bulunmadığını, talepten fazlasına hükmedilemeyeceğini, olayda muris muvazaası bulunmadığını, bu hususun tanık beyanları ile ispatlandığını bildirerek ve önceki beyanlarını tekrarla kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tenkis istemine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; 1933 doğumlu muris ...'in 01.10.2014 tarihinde ölümü ile geride mirasçıları olarak davacı kızı ..., davalı oğulları ... ve ..., dava dışı kızları ... ve ... ile ...'in kaldığı, ...'in ise 2021 yılında ölümü üzerine geride oğlu olan davalı ... ile dava dışı eşi ve çocuklarının kaldığı, muris ...'in; 09.10.2013 tarihinde 165 ada 48 parsel sayılı taşınmazını oğlu ...'e, 165 ada 2 parsel sayılı taşınmazını davalı oğlu ...'ye, 165 ada 45 parsel sayılı taşınmazını 1/2'şer paylarla davalı oğulları ... ve ...'ye, 178 ada 20 parsel sayılı taşınmazını 1/3'er paylarla ..., ... ve ...'ye; 03.12.2013 tarihinde ise 173 ada 10 parselini ...'e, 173 ada 12 parselini ise davalı oğlu ...'e; 04.12.2013 tarihinde de 173 ada 11 parsel sayılı taşınmazını davalı oğlu ...'ye satış suretiyle devrettiği, ...'in ölümü üzerine taşınmazların mirasçılarına intikalinin ardından, mirasçılar tarafından payların davalı ...'e devredildiği anlaşılmaktadır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar ... ve ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalılar ... ve ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 16.696,36 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalılardan (... ve ...) alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.06.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.