Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/2392 K.2025/3233
1. Hukuk Dairesi 2025/2392 E. , 2025/3233 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1963 E., 2024/1920 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Taşlıçay Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/434 E., 2024/245 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; kadastro çalışmaları sonucunda Ağrı ili Taşlıçay ilçesi ... köyünde bulunan 103 ada 61 parsel sayılı taşınmazın mera olarak sınırlandırıldığını, taşınmazın 04.01.1963 tarihli ve 24.12.1971 tarihli tapu kaydı sınırları içerisinde kaldığını ve davacının babası tarafından satın alınmasından itibaren taşınmazın çayır olarak kullanıldığını ileri sürerek dava konusu 103 ada 61 parsel sayılı taşınmazın mera sınırlandırmasının iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın mera olması nedeniyle özel mülkiyete konu olamayacağını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu 103 ada 61 parsel sayılı taşınmazın hükmen tescili suretiyle kadastro tutanağının kesinleştiği tarih ile davanın açıldığı tarih arasında Kadastro Kanunu'nun 12/3 hükmünde düzenlenen hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesince, davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açılmış olması nedeniyle usulden reddine karar verilmesinde ve dava değeri nispetinde davalı Hazine vekili yararına vekalet ücretine hükmedilmesinde usul ve esas yönünden hukuka ve kamu düzenine aykırılık bulunmadığından davacı vekili ve davalı Hazine vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının tapu kaydına dayandığını bu nedenle hak düşürücü sürenin geçtiğinden bahisle davanın usulden reddine karar verilmesinin doğru olmadığını ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, mera sınırlandırmasının iptali ile tescil istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Kadastro sonucu Ağrı ili, Taşlıçay ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan 103 ada 61 parsel sayılı 24.393,47 metrekare yüz ölçümündeki taşınmaz, kadim mera olduğu belirtilerek mera olarak sınırlandırılmış, tespite karşı davacının itirazı Kadastro Komisyonunca 05.03.2009 tarihinde reddedilmiştir. Dava konusu 103 ada 61 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitine karşı Taşlıçay Kadastro Mahkemesinde dava açıldığı, Taşlıçay Kadastro Mahkemesinin 30.10.2009 tarihli ve 2009/48 Esas, 2009/178 Karar sayılı kararıyla davanın reddine ve 103 ada 61 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi mera vasfıyla kamu orta malı olarak sınırlandırılmasına karar verildiği, hükmün Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 14.12.2011 tarihli ve 2011/6457 Esas, 2011/8888 Karar sayılı ilamı ile onanarak 22.03.2012 tarihinde kesinleştiği, dava konusu taşınmazın kadastro tutanağının kesinleştiği tarihin 22.03.2012 tarihi olduğu, davanın ise Kadastro Kanunu'nun 12/3 hükmünde düzenlenen 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra, 25.08.2022 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.06.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.