Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/3193 K.2025/3145

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/3193 📋 K. 2025/3145 📅 19.06.2025

1. Hukuk Dairesi         2024/3193 E.  ,  2025/3145 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/245 E., 2023/863 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; murisleri ...'ın akciğer kanseri olduğu ve hukuki işlem ehliyetinin bulunmadığı dönemde davacı eşi ...'yi vekil tayin ettiğini, murisin ağır hastalık nedeniyle idrak kabiliyeti bulunmadığını, dava dışı ... isimli kişinin kendilerinin zor durumundan yararlanarak iş ve işlemleri organize ettiğini, sağlık giderleri nedeniyle paraya ihtiyaçları olduğu dönemde murise vekâleten eşi davacı ...'nin dava konusu İstanbul ili, Esenyurt ilçesi, ... Mahallesindeki 481 ada 232 parselde bulunan 1, 2, 3 ve 4 nolu meskenleri davalı ...'a sattığını, davacı ...'nin müzayaka hâlinde olduğunu, davalının bu durumdan yararlandığını ileri sürerek taşınmazların davalı adına tapu kaydının iptali ile muris ... adına tescilini talep etmiş, bozma ilâmı sonrasında murisin dava dışı mirasçıları da davayı takip etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taşınmazları 169.000,00 TL bedelle satın aldığını, bedelin bir kısmını murisin eşi ...'ye ödeyip kalan kısmıyla ipotekleri kaldırdığını, taşınmaz maliki murisin durumunu bilmediği gibi, vekili olan eşi davacı ...'yi de satış sırasında tanıdığını, olayla ilgisi bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 08.12.2014 tarihli kararıyla; satış bedeli ve gerçek değer arasında oransızlık bulunmadığı, murisin fiil ehliyetine sahip olmadığı düşünülebilir ise de satışı murise vekaleten eşi davacı ...'nin yaptığı, vekil olan davacının satıştan sonra murisin akıl sağlığının yerinde olmadığını ileri sürmesinin hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu, davacının yemin teklifinin davalı tarafından kabul edildiği, davalının 08.12.2014 tarihli celsede satış bedeli ve hastalığı bilmediğine dair yemin ettiği, davacının sair iddialarının da ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Mahkemenin 08.12.2014 tarihli kararının süresi içinde davacılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 06.02.2020 tarihli ve 2016/15251 Esas, 2020/699 Karar sayılı kararıyla; dava terekeye iade istemli açılmış ise de vekâletnamesi bulunmayan mirasçıların vekâletnamelerinin verilen sürede tamamlanmadığı, davacı ... ve ... haricindeki mirasçıların davada sıfatlarının bulunmadığı, elbirliği mülkiyetinde mirasçılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğundan dava dışı mirasçıların davaya olurlarının alınması veya terekeye temsilci atanması suretiyle taraf teşkilinin sağlanması gerektiği, kabule göre de vekil eliyle yapılan devirde gabin iddiası dinlenemeyeceği gibi, murisin vekaletname ve satış tarihinde hukuki ehliyeti haiz olup olmadığı yönünden Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiği gerekçesiyle Mahkemenin kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bozma ilâmı doğrultusunda murisin dava dışı mirasçılarının vekâletnamelerinin sunulmasıyla taraf teşkilinin sağlandığı, Adli Tıp Kurumunun raporuyla davacılar murisinin 24.04.2012 ve 26.04.2012 tarihli dava konusu işlem tarihlerinde fiil ehliyetini haiz olduğunun bildirildiği, vekil eliyle yapılan devirlerde gabin iddiasının da dinlenemeyeceği gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; vekaletname içeriğine göre okuma yazması olmayan ve hasta olan muristen sağlık raporu istenmeden düzenlenen vekâletnamenin şekil yönünden geçersiz olduğunu, muris ve davacı eşi ...'nin kanser hastalığı nedeniyle borç para aldıkları ...'a borçlarını ödeyemeyince ipotekli dava konusu taşınmazları davalıya satmak zorunda kaldıklarını,taşınmazların çok düşük bedelle satıldığını, dava dilekçesinde de belirttikleri üzere muris hakkında ağır hastalık nedeniyle açılan vesayet davası dosyasının getirilmeden karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek Mahkemenin kararının bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, ehliyetsizlik ve gabin hukuki nedenlerine dayalı terekeye iade istemli tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı HMK'nın geçici 3/2. maddesinin yollamasıyla uygulanması gereken 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dosya kapsamından; İstanbul ili, Esenyurt ilçesi, ... Mahallesindeki 481 ada 22 parseldeki 1, 2, 3 ve 4 nolu mesken niteliğindeki bağımsız bölümlerin davacılar murisi ...'a vekâleten eşi davacı ... tarafından 26.04.2012 tarihinde toplam 114.000,00 TL bedelle davalıya satıldığı, taşınmazların satış tarihinde keşfen belirlenen toplam gerçek değerinin 137.250,00 TL olarak tespit edildiği, Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulunun 18.08.2023 tarihli raporuyla muris ...'ın, eşi davacı ...'yi vekil tayin ettiği 24.04.2012 tarihi ve satış tarihi olan 26.04.2012 tarihinde fiil ehliyetini haiz olduğunun bildirildiği, murisin kısıtlanması amacıyla açılan vesayet davası sonunda Büyükçekmece 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 09.11.2012 tarihli ve 2012/729 Esas, 2012/1049 Karar sayılı kararıyla ile muris öldüğünden karar verilmesine yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmaktadır.
3. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin yerinde bulunmayan tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
19.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.