Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/2327 K.2025/3146
1. Hukuk Dairesi 2025/2327 E. , 2025/3146 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1734 E., 2023/1963 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve önceki geri çevirme kararı ile getirtilen evrakla birlikte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacılar vekili dava dilekçesinde; tarafların murisi ...'nun 14.02.1997 tarihinde ölmeden önce 01.12.1993 tarihli vekâletname ile vekil tayin ettiği ... vasıtasıyla İstanbul ili, Silivri ilçesi, ... Mahallesinde kain 390 ada 3, 513 ada 1, 508 ada 2 ve 515 ada 1 parsel sayılı taşınmazlardaki hisselerini mirastan mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı olarak davalı kızı ... satış suretiyle temlik ettiğini, murisin taşınmaz satmaya ihtiyacı, davalının da almaya maddi gücü olmadığını, davalının murise manevi baskı yaptığını, tapu satış bedelinin düşük olduğunu ileri sürerek dava konusu taşınmazların davalı ... adına tapu kayıtlarının davacıların miras payları oranında iptali ile davacılar adına tescilini talep etmiş, yargılama sırasında 31.05.2016 tarihli dilekçesiyle; 513 ada 1 parsel yönünden davalının muvafakati ile davayı atiye bırakmış 07.12.2017 tarihli dilekçesiyle; dava sırasında davalıdan 390 ada 3, 508 ada 2 ve 515 ada 1 parsel sayılı taşınmazlardaki paylarını satın alan ... ve ...'i davaya dahil ederek pay oranında tapu iptali ve tescil talep etmiştir.
2. Asli müdahiller Güzide, Füsün ve Ziya benzer mahiyetteki müdahale dilekçelerinde; muris ...'nın mirasçısı olduklarını, dava konusu satış işleminin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek miras payları oranında tapu iptali ve tescil talep etmişlerdir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili 10.12.2020 tarihli beyan dilekçesinde; davacıların tanık bildirmediğini, davalarını ispatlayamadığını, murisin iradesinin satış olduğunu, bedelin ödendiğini, murisin mal kaçırma kastı olsaydı diğer taşınmazlarını da devredebileceğini, murisin sağlığında davacılara yaptığı temliklerin ve sözleşme tarihinde dava konusu taşınmazların tüm mameleke oranının araştırılması gerektiğini, satış bedelinin düşük gösterilmesinin tek başına muris muvazaasını ispatlamadığını, davacıların aktif dava ehliyeti bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
2. Dahili davalı ... 06.03.2018 tarihli 3. celsedeki beyanında; taşınmazı kendisine satan komisyoncunun sıkıntı olmadığını söylemesine güvenerek davalı ...'in dava konusu 390 ada 3 parseldeki hissesini bedeli ödeyerek satın aldığını belirterek davanın reddini istemiştir.
3. Dahili davalı ... ve vekili cevap dilekçesi ibraz etmemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 15.12.2020 tarihli kararı ile; murisin İstanbul ili, Silivri ilçesi, ... Mahallesindeki dava konusu 390 ada 3 parsel, 508 ada 2 parsel, 515 ada 1 parsel sayılı taşınmazlardaki hisseleri ile Silivri 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/24 Esas sayılı davasının konusu diğer taşınmazlardaki hisselerini aynı akitle davalı kızı ...'na sattığı, davalı ...'in davayı kabul ettiği gerekçesiyle Silivri 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/24 Esas ve 2015/186 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verildiği, kararın temyiz edilmeksizin 06.10.2015 tarihinde kesinleştiği nazara alındığında murisin mal kaçırmak amacıyla hareket ettiği, gerçek iradesinin dava konusu taşınmazları davalıya bağışlamak olduğu, davalının dava sırasında dava konusu taşınmazlardaki hisselerini dahili davalılara sattığı, davacıların 513 ada 1 parsel sayılı taşınmaz yönünden davalarını atiye bırakma talebinin davalıca kabul edildiği belirtilip davanın ve asli müdahale taleplerinin 390 ada 3 parsel, 508 ada 2 parsel, 515 ada 1 parsel sayılı taşınmazlar yönünden kabulüne, 513 ada 1 parsel sayılı taşınmaz yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV.KALDIRMA KARARI VE SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Kaldırma Kararı
İlk Derece Mahkemesinin 15.12.2020 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı ... vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 09.12.2021 tarihli kararıyla; davacı mirasçıların kendi miras payları için açtıkları davada diğer mirasçıların davaya müdahale yoluyla kendi paylarını talep edemeyecekleri, müddeabihlerin farklı olduğu gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esasa ilişin sebepler incelenmeksizin kabulüne, İlk Derece Mahkemesinin 15.12.2020 tarihli kararının kaldırılmasına, dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Kaldırma Kararı Sonrasında Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; .... Noterliğinin 01.12.1993 tarihli ve 20831 yevmiye sayılı vekaletnameye istinaden murise vekâleten ...'un 06.10.1994 tarihli satış işlemiyle dava konusu 390 ada 3 parsel, 508 ada 2 parsel, 515 ada 1 parsel sayılı taşınmazlardaki hisseleri ile aynı davacılar tarafından aynı satış işlemi hakkında aynı sebep ve talep ile davalı ... aleyhine açtıkları Silivri 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/24 Esas sayılı dosyasındaki dava konusu taşınmazlardaki hisselerini davalıya sattığı, davalı ...'in davayı kabul ettiği ve Silivri 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/24 Esas ve 2015/186 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verildiği, kararın temyiz edilmeksizin 06.10.2015 tarihinde kesinleştiği nazara alındığında murisin 06.10.1994 tarihli 4853 yevmiye sayılı satış işleminde mal kaçırmak amacıyla hareket ettiği, gerçek iradesinin dava konusu taşınmazları davalıya bağışlamak olduğu, akitte gösterilen bedel ile gerçek bedel arasında fark olduğu, dahili davalıların taşınmazları dava sırasında davalı ...'den satın aldığı tarihte tapu kaydında "Davalıdır" şerhi bulunduğundan iyi niyetli sayılamayacakları, davacıların 513 ada 1 parsel sayılı taşınmaz yönünden davalının muvafakatiyle davalarını atiye bıraktıkları, davacıların kendi miras payı oranında açtığı eldeki davadaki müddeabihten farklı olarak asli müdahillerin kendi miras paylarını talep edemeyecekleri gerekçesiyle davacıların davasının kısmen kabulü ile kısmen karar verilmesine yer olmadığına, asli müdahale taleplerinin reddine, 390 ada 3 parselde dahili davalı ... adına kayıtlı 8/25 payın; 515 ada 1 parselde dahili davalı ... adına kayıtlı 11/20 payın; 508 ada 2 parselde dahili davalı ... adına kayıtlı 11/20 payın davacıların miras payları oranında iptali ile davacılar adına tesciline, bakiye kısmın davalılar üzerine bırakılmasına, 513 ada 1 parsel yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
V. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili tarafından istinaf isteminde bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesince kaldırma kararı doğrultusunda işlem yapıldığı, davacılar ..., ..., ..., ... ve asli müdahil Ziya tarafından davalı aleyhine aynı satış işlemiyle davalıya temlik edilen 373, 756, 1793, 1794, 2107, 2556 ve 2562 parsel sayılı taşınmazlar hakkında muris muvazaası hukuki nedenine dayalı olarak 10.02.2015 tarihinde açılan Silivri 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/24 Esas sayılı dosyasında davalının kabul beyanı nedeniyle davanın kabulüne karar verildiği, kararın temyiz edilmeksizin 06.10.2015 tarihinde kesinleştiği, davalının, üzerinde "Davalıdır" şerhi bulunan taşınmazlardaki payları 3. kişilere sattığı, bu nedenle dahili davalı 3. kişilerin iyi niyetli olmadığı, kesinleşen dosya ve eldeki dava konusu taşınmazların aynı akitle davalıya satıldığı, kesinleşen dosya ile muvazaanın varlığının kesinleştiği, kesinleşen dosyanın güçlü delil niteliğinde olduğu, aynı akitle yapılan işlemin farklı değerlendirilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacıların davayı ispata yarar delil sunmadığını, tanık bildirmediklerini, hükme gerekçe yapılan diğer dava dosyasına konu taşınmazların farklı olduğunu, davalının yalnızca diğer dava dosyasında kabul beyanında bulunduğunu, eldeki davada kabul beyanı olmadığını, dava konusu satışın gerçek olduğunu, bedelin ödendiğini, murisin sağlığında diğer çocukları olan davacılara da taşınmaz devrettiğini, bir kısmının da halen murisin terekesinde olduğunu, Mahkemece bu hususun araştırılmadığını, dava konusu taşınmazların akit tarihindeki gerçek değerleri belirlenmeden bedeller arasında fark olduğuna dair gerekçeyle hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, bedelin düşük gösterilmesinin tek başına muvazaayı ispatlamadığını, tereke adına hareket eden davacıların aktif dava ehliyeti bulunmadığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesinin kararının kaldırılmasını ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, muris muvazaası hukuki sebebine dayalı pay oranında tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Somut olayda; 01.07.1910 doğumlu muris ...'nun 14.02.1997 tarihinde ölümüyle geriye mirasçı olarak davalı kızı ..., davacı ..., kendisinden önce ölen oğlu...'ın çocukları dava dışı ..., davacılar ...,..., ..., dava dışı ..., kendisinden önce ölen oğlu ...'in kızı ...'i bıraktığı, muris ...'ya vekâleten dava dışı ...'un İstanbul ili, Silivri ilçesi ... Mahallesinde kain eldeki dava konusu 992 ve 2427 parseller ile önceden aynı davacılar ve asli müdahil Ziya tarafından aynı davalı ...'e karşı açılan ve davalının davayı kabulü nedeniyle Silivri 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 10.02.2015 tarihli ve 2015/24 Esas, 2015/186 Karar sayılı kararı ile muris muvazaası nedenine dayalı tapu iptali ve tescil talebinin kabulüne karar verilip 06.10.2015 tarihinde kesinleşen davaya konu 2107, 1000, 1794, 1793, 756, 373, 2556, 2562 parsel sayılı taşınmazlardaki paylarını 06.10.1994 tarihli ve 4853 yevmiye sayılı satış işlemiyle davalı kızı ... sattığı görülmektedir.
3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı ... vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
4. Dava konusu kök 992 parsel yönünden; 20/80 (1/4) payın dava konusu işlemle muristen davalıya geçtiği, 24/80 payın ise davalı ...'in kadim ve diğer paydaşlardan gelen payı olduğu, kök 992 parselin 515 ada 1 ve 508 ada 2 parsellere ifraz gördüğü, ifraz ile oluşan 515 ada 1 ve 508 ada 2 parsellerde davalı ...'in toplam payının 44/80 olduğu, davalı ...'in dava sırasında 02.11.2017 tarihinde;
a) 515 ada 1 parseldeki 44/80 (11/20) payının tamamını dahili davalı ...'e sattığı,3402 sayılı Kanun'un ek-1. maddesi uyarınca parsel bilgilerinin 3754 ada 1 parsel olduğu, dahili davalı ...'in davalı ...'den satın aldığı 44/80 (11/20) ve diğer paydaşlardan 02.02.2018 tarihinde satın aldığı 21/1280 payla birlikte toplam 145/256 pay sahibi olduğu, dahili davalı ...'e 3754 ada 1 parselde muristen gelen payın 20/80 (1/4) olduğu,
b) 508 ada 2 parseldeki 44/80 (11/20) payının tamamını dahili davalı ...'e sattığı, 3402 sayılı Kanun'un ek-1. maddesi uyarınca parsel bilgilerinin 3753 ada 2 parsel olduğu, dahili davalı ...'in 44/80 (11/20) payından 20/80 (1/4) payının muristen geldiği anlaşılmaktadır.
5. Dava konusu kök 2427 parsel yönünden; 200/1000 (1/5) payın dava konusu işlemle muristen davalıya geçtiği, 120/1000 payın ise davalı ...'in kadim payı olduğu, kök 2427 parselin imar uygulaması sonucu 390 ada 3 parsel sayısını aldığı, 390 ada 3 parselde davalının toplam payının 320/1000 olduğu, davalı ...'in dava sırasında 02.11.2017 tarihinde;
a) 390 ada 3 parseldeki 320/1000 (8/25) payının tamamını dahili davalı ...'e sattığı, 3402 sayılı Kanun'un ek-1. maddesi uyarınca parsel bilgilerinin 3710 ada 4 parsel olduğu, dahili davalı ...'e muristen gelen payın 200/1000 (1/5) olduğu anlaşılmaktadır.
6. Dava konusu edilen taşınmaz paylarının muris ... tarafından davalı ...'e devredilen paylar olduğu kuşkusuz olup davalı ... dava sırasında taşınmazlarda muristen temlik aldığı ve muristen bağımsız olarak maliki olduğu payların tamamını aynı akitle dahili davalılara satmıştır. Mahkemece dava konusu taşınmazlarda dahili davalı son maliklere muristen gelen payların davacıların miras payları oranında iptali gerektiği hâlde, dahili davalılara ve davalı ...'e muristen geçmeyen paylar hakkında da iptal-tescil hükmü kurulması doğru değildir.
7. Ne var ki, anılan husus yeniden yargılamasını gerektirmediğinden 6100 sayılı HMK'nın 370/2. hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması, İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir.
VII. KARAR
Davalı ... vekilinin değinilen yönden temyiz itirazının kabulü ile diğer temyiz itirazlarının reddine,
Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının 1 numaralı maddesinin hükümden tamamen çıkarılarak yerine;
"Dava konusu İstanbul ili, Silivri ilçesi, ... Mahallesi, 390 ada 3 parsel (yeni 3710 ada 4), 508 ada 2 (yeni 3753 ada 2) parsel ve 515 ada 1 (yeni 3754 ada 1) parsel sayılı taşınmazlar yönünden davacıların davasının kabulü ile;
- Dava konusu İstanbul ili, Silivri ilçesi, ... Mahallesi, 390 ada 3 (yeni 3710 ada 4) parsel sayılı taşınmazda dahili davalı ...'in davacılar murisi ...'ndan gelen 200/1000 payının davacıların Silivri Sulh Hukuk Mahkemesinin 28.11.2002 tarih ve 2002/789 Esas, 2002/954 Karar sayılı veraset ilâmındaki miras payları oranında iptali ile davacılar adına tesciline, bakiye kısmın dahili davalı ... uhdesinde bırakılmasına;
- Dava konusu İstanbul ili, Silivri ilçesi, ... Mahallesi, 508 ada 2 (yeni 3753 ada 2) parsel sayılı taşınmazda dahili davalı ...'nin davacılar murisi ...'ndan gelen 20/80 payının davacıların Silivri Sulh Hukuk Mahkemesinin 28/11/2002 tarih ve 2002/789 Esas, 2002/954 Karar sayılı veraset ilâmındaki miras payları oranında iptali ile davacılar adına tesciline, bakiye kısmın dahili davalı ... uhdesinde bırakılmasına;
- Dava konusu İstanbul ili, Silivri ilçesi, ... Mahallesi, 515 ada 1 (yeni 3754 ada 1 parsel) sayılı taşınmazda dahili davalı ...'in davacılar murisi ...'ndan gelen 20/80 payının davacıların Silivri Sulh Hukuk Mahkemesinin 28.11.2002 tarih ve 2002/789 Esas, 2002/954 Karar sayılı veraset ilâmındaki miras payları oranında iptali ile davacılar adına tesciline, bakiye kısmın dahili davalı ... uhdesinde bırakılmasına;" cümlelerinin yazılmasına,
Hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı ...'e iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin hükmü veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.06.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.