Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/3176 K.2025/3141
1. Hukuk Dairesi 2024/3176 E. , 2025/3141 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/315 E., 2023/50 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar ... vekili ve ... vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; tarafların muris babaları ...'nın Kocaeli ili, Çayırova ilçesi, ... Mahallesindeki ... ada 4 parsel sayılı taşınmazdaki hisselerinin tamamını, üzerindeki bina ile birlikte mirastan mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı olarak davalılara sattığını ancak bedel ödenmediğini, davalıların alım gücü olmadığını, satış bedeli ve gerçek değer arasında fahiş fark olduğunu, murisin yurt dışı ve yurt içinden emekli olduğunu, taşınmaz satma nedeni bulunmadığını ayrıca 5468 ada 2 parseldeki 4 adet bağımsız bölümün davalı ...'e aynı şekilde muvazaalı olarak devri hakkında başka dava açtıklarını ileri sürerek dava konusu taşınmazın davalılar adına tapu kaydının iptali ile davacılar adına miras hisseleri oranında tescilini talep etmiştir
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; 2001 yılında murisin taşınmazın alım ve yapımında emeği olanlara devir yaptığını, hisse verilmeyen davacılara nakit para verildiğini, murisin borçları nedeniyle taşınmaz satma ihtiyacı olduğunu, davalıların da alım gücü bulunduğunu, uzun yıllar çalıştığını, kira gelirleri olduğunu, 2020 yılındaki satış bedeli olarak murise banka havalesiyle 20.000 Avro ödediğini, mal kaçırma kastı olsaydı murisin başka taşınmazını da davalılara devredebileceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; 2001 ve 2020 yılında muristen aldığı payların bedelini ödediğini, 2020 yılında murisin paraya ihtiyacı olduğunu, emlakçının önerisiyle taşınmazdaki payın davalılar ... ve ...'a satıldığını, davalı ...'ın 20.000 Avro satış bedelini banka havalesiyle murise ödediğini, murisin kızlara da nakdi yardım yaptığını, davalı ...'ın parseldeki bina yapımında emeği olduğunu, mal kaçırma kastı olsaydı murisin başka taşınmazını da davalılara devredebileceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 24.05.2022 tarihli kararı ile; davanın kabulüne, dava konusu taşınmazların yüz ölçümü üzerinden paylarına düşen kısımların tapu kayıtlarının iptali ile payları oranında davacılar adına tesciline karar verilmiştir.
IV. KALDIRMA KARARI VE SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Kaldırma Kararı
İlk Derece Mahkemesinin 24.05.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davalılar ... ve ... vekillerinin ayrı ayrı istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 30.11.2022 tarihli kararıyla; hükmün infaz kabil olmadığı, iptal hükmünün tapu payları üzerinden verilmesi gerektiği, ayrıca davacıların muris tarafından bir kısım belediye paylarının da davalılar adına alındığı belirtildiği hâlde belediyeden gelen paylar hakkında olumlu veya olumsuz hüküm kurulmadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesinin 24.05.2022 tarihli kararının kaldırılmasına, dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Kaldırma Kararı Sonrası Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kaldırma kararı uyarınca talebi sorulan davacının, imar sonucu paydaş belediyeden davalılara geçen paylar üzerinde talepleri olmadığını bildirdiği, bu sebeple belediyeden davalılara geçen paylar hakkında hüküm kurulmadığı, 2001 tarihli satış ile davalılara devredilen payın satış bedelinin 4.500,00 TL olup gerçek değerinin 94.941,81 TL olduğundan bedelde muvazaa olduğu, taraf tanıklarının beyanına göre murisin devir tarihinde maddi durumu iyi olup taşınmaz satmaya ihtiyacı olmadığı, murisin davacılara herhangi bir devir veya kazandırmada bulunmadığı, adil denkleştirme savunmasının ispatlanamadığı, davalı ...'ye yardım amacıyla devir yapıldığı düşünülse dahi aynı akitte murisin iradesinin bölünemeyeceği, 2001 tarihli devirde murisin mirastan mal kaçırma amacının bulunduğu, 2020 tarihinde davalı ... ve ...'a yapılan devir yönünden davalılara devredilen payın bedeli ile gerçek değeri arasında fark bulunduğundan bedelde muvazaa olduğu, murisin satışa ihtiyacı bulunmadığı, davalı ...'in murisin hesabına 14.01.2020 tarihinde gönderdiği 20.000 Avro'nun taşınmazın devri için ödendiği savunmasının ispatlanamadığı, murisin 22.04.2020 tarihinde öldüğü, hastane kayıtlarına göre murisin kanser tedavisi gördüğü, 2020 tarihli satışın da muvazaalı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile dava konusu 5414 ada 4 parsel sayılı taşınmazda,
-Davalı ... adına kayıtlı 27/293 payın 75/1758 payının iptali ile her bir davacı adına 25/1758 pay olarak tesciline, 87/1758 payın davalı ... üzerinde bırakılmasına,
-Davalılar ... ve ... adına kayıtlı 189/586'şar payın 555/3516'şar payının iptali ile her bir davacı adına 555/3516'şar pay olarak tesciline, 579/3516'şar payın davalı ... ve ... üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
V. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ... ve ... vekilleri taraından ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinini ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu satış işlemleriyle murisin davalılara toplam 420/586 payı devrettiği, taraf tanıklarının beyanlarından murisin 2011 yılında taşınmazın bir kısmını davalılara, 2020 yılında da bakiye payını davalı ... ve ...'a satış suretiyle devrettiği, murisin ikinci devirden kısa süre önce felç ve kanser hastalıklarına yakalandığı, uzun süre Avusturya'da yaşayıp yurt dışından ve Türkiye'den emekli olduğu, dükkan ve kira gelirleri olduğu, durumunun iyi olup taşınmaz satmaya ihtiyacı olmadığı, davalı ...'in tersanede işçi olup eşinin ev hanımı olduğu, murisin ölmeden 10 ay önceki süreçte dönem dönem davalılar ... ve ... ile kaldığı, davalı ...'yi diğer kızlarına göre kolladığı, murisin sağlığında mirasını paylaştırmak hususunda davacılar ve eşleriyle anlaşmazlık yaşayınca davacı kızlarını dışlayarak dava konusu taşınmazı davalılara devrettiği, ikinci satış bedelinin ödenmesine ilişkin davalılarca sunulan dekontun sonraki tarihli olması, davalıların alım gücü bulunmaması karşısında dekontun muvazaayı gizleme amaçlı olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
VI.TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; ödeme savunmasına ilişkin dekontun dikkate alınmadığını, murisin ilk satışta tüm payı devredecekken taşınmazı paylaştırmasında muvazaa amacı olmadığını, davalı ...'in iş yerinden aldığı tazminatı ve kira gelirleriyle taşınmazı alacak maddi gücü olduğunu, davacı tanıklarının beyanlarının gerçeğe aykırı olup görgüye dayalı olmadığını, murisin davalılara devir yaparken davacılara da nakdi yardımda bulunduğunu, mirasçılar arası adil denkleştirme yapıldığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasını, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; ödemenin satış tarihinde sonra olmasının muvazaayı ispatlamadığını, ödeme savunmasına ilişkin dekontun dikkate alınmadığını, murisin ilk satışta tüm payı devredecekken taşınmazı paylaştırmasında muvazaa amacı olmadığını, murisin davacı ... ile 40 yıldır konuşmadığını, aralarında küslük olduğunu, davanın kabulünde menfaati olan davacı tanıklarının beyanlarının gerçeğe aykırı olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasını, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı pay oranında tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar ... ve ... vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalılar ... ve ... vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının ayrı ayrı reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 32.360,30 TL bakiye nispi onama harcının harcının temyiz eden davalı ...'ten; 32.360,06 TL bakiye nispi onama harcının temyiz eden davalı ...'dan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.06.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.