Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/2991 K.2025/3101

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/2991 📋 K. 2025/3101 📅 18.06.2025

1. Hukuk Dairesi         2024/2991 E.  ,  2025/3101 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı; muris ...’un 13 parsel sayılı taşınmazdaki 9 nolu bağımsız bölümü davalıya satış suretiyle temlik ettiğini, murisin akli melekelerini kullanma yetisinden uzak olduğu gibi kandırılmaya da müsait olduğunu, okuma - yazma bilmediğini, davalının murisin dini duygularını istismar ederek temlikin gerçekleşmesini sağladığını, satış bedelinin de ödenmediğini ileri sürerek dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile adına tesciline, mümkün olmaması halinde tenkise karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı, işlemin gerçek satış olduğunu ve satış bedelini ödediğini, işlem sırasında davacının da murisin yanında bulunduğunu, murisin akıl sağlığının yerinde olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Bakırköy 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 19.04.2016 tarihli ve 2009/6 Esas, 2016/192 Karar sayılı kararıyla; muris Hüsniye’nin işlem tarihinde fiil ehliyetini haiz bulunduğunun Adli Tıp Kurumu raporuyla belirlendiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairenin 04.11.2019 tarihli ve 2016/13039 Esas, 2019/5647 Karar sayılı kararıyla; murisin temlik tarihinde hukuki işlem ehliyetinin bulunduğu Adli Tıp Kurumu Başkanlığının 28.05.2010 tarihli ve 2010/24749 - 1440 karar sayılı raporuyla belirlendiğinden ehliyetsizlik nedenine dayalı talebin reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, ancak davada muris muvazaası hukuksal nedenine dayanıldığı, bu yönde araştırma ve inceleme yapılması gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuştur.
Mahkemenin 12.07.2021 tarihli 2021/169 Esas, 2021/236 Karar sayılı kararı ile; davacının tanıklarının 85 - 87 yaşlarında olması itibariyle dinlenemeyeceğini bildirdiği ve 2. tanık listesi sunduğu ancak davalının 2. tanık listesine muvafakat etmediği, dinlenen tanıkların beyanlarına göre murisin satış iradesinin başka kişilerce de bilindiği, amacının satış bedelini hayır için bağışlamak olduğu, taşınmazı davalıya bağışlamak ya da davacıdan mal kaçırmak amaçlı hareket etmediği ve davacıya da geride malvarlığı bıraktığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairenin 28.02.2023 tarihli ve 2021/8440 Esas, 2023/1147 Karar sayılı kararı ile; bozma gereklerinin yerine getirilmediği, ikinci tanık listesinde yer alan tanığın dinlenilmesinden vazgeçilmesine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı ancak davacı tanıklarının usulüne uygun şekilde tekrar dinlenmesi gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuştur.
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, murisin bağıştan dönme iradesinde olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; ikinci tanık listesinde yer alan tanıkların dinlendiğini, önceki kararında neden dönüldüğüne ilişkin gerekçe sunulmadığını, dinlenmesine muvafakat edilmeyen tanıkların beyanlarının gerekçe yapıldığını, tanık ...’in davacının eşi olup menfaati olduğunu, tanık ...'nin ise ifadesi aynı olup öğretildiğini, murisin mal kaçırma amacı olmadığını, dosya kapsamından taşınmazı satışa çıkardığı, başka alıcıların da çıktığının anlaşıldığını, davacı ile muris arasında husumet bulunmadığını, geride bir çok taşınmaz bıraktığını, iddianın ispat edilmediğini, bozma ilamına aykırı hareket edildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçeli
Dava, ehliyetsizlik ve muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali - tescil, olmazsa tenkis istemine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar; hükmüne uyulan bozma kararına, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup bozma ilamı sonrası davacının tanık listesinde bildirdiği ...’ün ölümü nedeniyle yerine yeni tanık bildirmesinde isabetsizlik bulunmadığı da gözetildiğinde, davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak; davacının muris muvazaası iddiası yönünden yapılan incelemede murisin taşınmazı satmaya ihtiyacı bulunmadığı, dinlenen tanık beyanlarından devrin bağış amacıyla yapıldığı ve özellikle delil olarak dayanılan Bakırköy 12. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/7 Esas sayılı dava dosyasında dinlenen tanıklardan ...’nin taşınmazın davacıdan mal kaçırmak amacıyla bağışlandığını belirttiği gözetilerek devrin mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, murisin dini vecibelerin yerine getirilmesi için davalıyı çağırmasına rağmen gelmemesi, yardımcı olmaması üzerine bağıştan dönme iradesini ortaya koyduğu gerekçesiyle hüküm tesis edilmesi doğru değildir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, sonucu itibarıyla doğru bulunan Mahkeme kararının gerekçesinin değiştirilerek ve düzeltilerek onanması gerekir.
Öte yandan, davanın kabulü ile hükmedilen karar ve ilam harcının davada tek davalı olmasına rağmen “davalılardan alınması” şeklinde hüküm tesis edilmesi ve 6100 sayılı Kanun’un geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK'un madde 432/1 uyarınca temyiz süresinin 15 gün olmasına rağmen kararda temyiz süresinin 2 hafta olduğunun yazılması mahallinde düzeltilebilir bir maddi hata olduğu değerlendirilerek yanlışlığa işaret edilmekle yetinilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin değinilen yönlere ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile sonucu itibarıyla doğru olan Mahkeme kararının gerekçesinin değiştirilerek ve DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine,
Dosyanın Bakırköy 14. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
1086 sayılı HUMK'un 440/III-1. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,
18.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.