Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/2990 K.2025/3098
1. Hukuk Dairesi 2024/2990 E. , 2025/3098 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/461 E., 2024/925 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 17. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/172 E., 2023/552 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; maliki olduğu 43318 ada 2 parsel sayılı taşınmazda bulunan 15 nolu bağımsız bölümü satış suretiyle davalıya devrettiğini, satış bedeli karşılığında fatura düzenlediğini ve gönderildiğini, ancak davalının satış bedelini ödemediğini ileri sürerek dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile adına tesciline, olmadığı takdirde bağımsız bölümün satış bedeli olan 219.240,00 TL’nin ve ayrıca bu süre zarfında uğramış olduğu zararların denkleştirme ve güncelleme yapılmak suretiyle satış tarihinden itibaren hesaplanacak faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında taşınmazın dava dışı 3. kişiye devredilmesi nedeniyle 6100 sayılı Kanun’un 125. maddesi gereğince davaya yeni malike karşı tapu iptali ve tescil olarak devam ettiğini bildirmiştir.
II. CEVAP
Davalı; davaya konu bağımsız bölümün bedelini elden ödenmek suretiyle davacıdan satın aldığını, davacı Şirket yetkilisinin tapu işlemleri sırasında bedelin ödenmiş olduğunu memur önünde ikrar ettiğini, davacı tarafın kötüniyetli olduğunu, TTK'nın 18. maddesi uyarınca bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi davranması gerektiğini ve satış bedelinin alınmaması halinde bağımsız bölüm üzerine ipotek tesis ettirme veya ihtirazi kayıt koydurma imkanının bulunduğunu veya bu yönde bir anlaşma yapma ve senet düzenlenmesi yoluna gitmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Dahili davalı ...; iyiniyetli olduğunu, taşınmazı devralırken üzerinde şerh olmadığını, bedelini ödeyerek satın aldığını, davacıyı tanımadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 11.02.2021 tarih 2020/253 Esas, 2021/20 Karar sayılı tapu iptali ve tescil, olmazsa tazminat davasının reddine, uğradığı zarara ilişkin davanın ise açılmamış sayılmasına ilişkin kararının davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 02.03.2023 tarih 2021/1232 Esas, 2023/503 Karar sayılı kararı ile; davanın hile hukuksal nedenine dayalı olduğu, keşif yapılmak suretiyle dava değeri üzerinden harç ikmal edilerek hile iddiası yönünden araştırma ve inceleme yapılması gerektiği gerekçesiyle karar kaldırılarak dosya Mahkemesine gönderilmiş, İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dahili davalı ...'ın TMK'nın 1023. maddesindeki hukuki korumadan yararlanması gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının HMK'nın 125. maddesindeki seçimlik hakkını, davaya yeni malike karşı tapu iptali ve tescil davası olarak devam edeceği yönünde kullandığı, davacı Şirket'in davalı ...'ın dava konusu taşınmazı davacının iradesinin hile ile fesada uğratıldığını bilerek ve kötüniyetli olarak satın aldığını ispat edemediği gerekçesiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/(1).b.1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalının iddiasını ispat etmesi gerektiğini, davalılar arasındaki akdin muvazaalı olduğunu, mal kaçırmak amacıyla yapıldığını, bedel ödenmediğini, eksik araştırma ve inceleme ile karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava; tapu iptali ve tescil, olmazsa bedel istemine ilişkindir.
Dosya içeriğinden, 43318 ada 2 parsel sayılı taşınmazda bulunan 15 nolu dükkan nitelikli taşınmazın davacı Şirket adına kayıtlı iken 05.09.2019 tarihinde 203.000,00 TL bedelle davalıya devredildiği anlaşılmaktadır.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan nedenlerle,
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.06.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.