Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/2422 K.2025/3108

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/2422 📋 K. 2025/3108 📅 18.06.2025

1. Hukuk Dairesi         2025/2422 E.  ,  2025/3108 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1114 E., 2024/1575 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gürpınar 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/306 E., 2019/88 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde; Van ili, Gürpınar ilçesi, ... Mahallesinde yapılan kadastro çalışmaları sonucunda, maliki olduğu tescil ilamı ile oluşan tapu kaydının 553 parsel sayılı taşınmaza revizyon gördüğünü ancak uygulanan tapu kayıt miktarının 14.859 m2 olmasına rağmen 553 parsel sayılı taşınmazın 11.972 m2 olarak adına tescil edildiğini, taşınmazın yaklaşık 2.900 m2 sinin eksik ölçüldüğünü, bu kısmın tespit harici bırakılan alanda kaldığını ileri sürerek tespit dışı bırakılan dava konusu taşınmaz bölümünün adına tapuya kayıt ve tescilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine temsilcisi, ... vekili ve ... vekili cevap dilekçesinde ve yargılama sırasında, ayrı ayrı davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taşınmazın kamu orta malı - mera vasfı ile kayıtlı olup bilirkişi raporlarına göre tarım arazisi niteliğinde bulunmadığı, tapu kaydının miktarı ile davacı adına tespit edilen taşınmaz miktarı arasındaki farklılığın tersimat hatasından kaynaklandığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın tapusuz taşınmazın tescili isteği ile açılmış olmakla birlikte, icra edilen keşif sonucunda dosyaya ibraz edilen fen bilirkişi raporu içeriğine göre "C" harfi ile gösterilen taşınmaz bölümünün kadastral 758 parsel sayılı taşınmaz içerisinde kaldığı ve taşınmazın kadastro tespitinin kesinleştiği, eldeki davanın kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteğine yönelik olduğu, kadastrodan önceki nedene dayalı tapu iptali ve tescil davalarının, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12/3 maddesinde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmasının gerektiği, çekişmeli taşınmazın kadastro tespitinin 07.03.1989 tarihinde kesinleştiği, davanın 08.12.2017 tarihinde açıldığı, dava açılması için gerekli olan sürenin geçtiği gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın hak düşürücü süre nedeni ile reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı temyiz dilekçesinde özetle; yeterli araştırma yapılmadan hüküm kurulduğunu, dava konusu taşınmazı 60 yıldan beri nizasız ve fasılasız olarak kullandığını, taşınmazın Hazine arazisi ile ilgisinin olmadığını, evinin önünde bulunduğunu, üzerine ahır ve ev yaptığını ve halen kullanmaya devam ettiğini, ayrıca taşınmazın bir kısmından ise ot biçmek sureti ile yararlandığını, dolayısı ile ret kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Kadastro sonucu Van ili, Gürpınar ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan 758 parsel sayılı 14.001.900,00 m2 yüz ölçümündeki taşınmaz kadimden beri köy halkı tarafından hayvan otlatılarak kullanıldığı belirtilip kamu orta malı - mera vasfı ile sınırlandırılarak tespitin 07.03.1989 tarihinde kesinleşmesi üzerine özel siciline kaydedilmiş; eldeki dava 08.12.2017 tarihinde açılmıştır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nın 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.06.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.